Buradasınız: » ANA SAYFA » AVRUPA BİRLİĞİ » AB GÜNCEL » 2014 » ŞUBAT

ŞUBAT

AVRUPA KOMİSYONU KIŞ DÖNEMİ EKONOMİK TAHMİN RAPORU YAYIMLANDI

Avrupa Komisyonu kış dönemi ekonomik tahmin raporunu 25 Şubat 2014 tarihinde yayımladı. Raporda, AB genelinde ve üye ülkelerin büyük bölümünde ekonomik toparlanmanın devam ettiği belirtiliyor. Geçen yıl bahar döneminde durgunluktan çıkan AB’de birbirini takip eden üç çeyrek dönem yavaş geçen toparlanmadan sonra daha hızlı bir büyümeye doğru bir eğilim kendini gösteriyor. AB’de yüzde 1,5 ve Avro Alanı’nda yüzde 1,2 büyümeyi takiben, ekonomik faaliyetin 2015’te AB ve Avro Alanı’nda sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 1,8’e yükselmesi bekleniyor.

Avrupa Komisyonu’nun Ekonomik Mali İşlerden Sorumlu üyesi Olli Rehn yaptığı açıklamada ekonomik toparlanmanın geçen yılın ortalarından itibaren büyümeye dönüşle birlikte AB’de güçlenmekte olduğunu, bu yıl da talebin güçlenmeye başlamasının daha dengeli ve sürdürülebilir büyümenin sağlanmasına yardımcı olacağını ifade etti. Rehn, ekonominin yeniden dengeye gelmesi sürecinin devam ettiğini, uluslararası rekabet gücünün özellikle birçok kırılgan ülkede arttığına ifade etti. Ekonomik toparlanmanın halen hafif düzeyde olması itibariyle, daha güçlü toparlanma sağlamak ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla ekonomik reformların gerçekleştirilmesinin sürdürülmesi gerektiğine işaret etti.

Kış dönemi ekonomik tahmin raporunda ekonomik faaliyetin, kırılgan ekonomilerde dahi güçlenmeye başladığı ve bu eğilimin sürmesinin beklendiği belirtiliyor. Ancak güçlenmenin hızının halen yavaş olması ekonomik krizin etkilerinin, özellikle finansman sorunlarına ilişkin olarak, azalarak da olsa devam ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte birkaç çeyrek dönemdir, yatırımlar hız kazandı ve önümüzdeki dönemde başta inşaat sektörü olmak üzere yatırımların artması bekleniyor. Ekonomide belirsizliğin azalması ile birlikte büyümenin de artması öngörülüyor. İşsizlik oranı halen yüksek olmakla birlikte işgücü piyasası istikrar kazanıyor. İstihdamın bu yıldan itibaren hafif bir şekilde artması ve işsizlik oranının azalarak 2015’te AB’de yüzde 10,4 ve Avro Alanı’nda yüzde 11,7’ye inmesi bekleniyor. Ancak üye ülkeler arası faklılıkların yüksek olacağı tahmin ediliyor Düşük tüketici enflasyonunun 2014’te AB ve Avro Alanı’nda sırasıyla yüzde 1,2 ve yüzde 1 ile devam edeceği ve 2015’te büyümenin artmasıyla birlikte hafif bir artacağı tahmin ediliyor.

Cari işlemler dengesi, fiyatlarda rekabet gücünün kazanılması ve ihracatın ivme kazanmasıyla birlikte son yıllarda kırılgan AB ekonomilerinde düzelme gösterdi. Söz konusu ülkelerden bazılarının 2014 ve 2015’te cari işlemler fazlası vermesi bekleniyor. Genel kamu açıklarında azalma da devam ediyor. 2014’te kamu açıklarının GSYİH’ya oranının AB’de yüzde 2,7’ye Avro Alanı’nda yüzde 2,6’ya ineceği tahmin ediliyor.

Risklerin sonbahar dönemi tahmin raporuna göre daha dengeli oldukları belirtiliyor. Büyümenin önündeki olası en büyük negatif etkinin, AB’de ve ulusal düzeyde öngörülen reformların gerçekleşmemesinin yol açacağı güven kaybı olarak görülüyor. Bu durumun da önümüzdeki dönemde, AB’de zayıf büyüme ve diğer ekonomik verilerin olumsuz etkilenmesiyle sonuçlanmasına yol açabileceği belirtiliyor.

Ekonominin kademeli olarak toparlanması ve güven artışının sağlanmakta olduğu göz önünde bulundurulduğunda enflasyonun dengeli seyrinden çıkması ve deflasyona yönelmesi ihtimalinin düşük olduğu belirtiliyor. Ekonomik toparlanmanın tahmin edilenden daha güçlü şekilde gerçekleşmesi halinde ise bunun, güven artışı, büyüme yatırımlarda artış ve bankacılık sektörünün kredi imkanlarının genişlemesi olarak yansıyacağı belirtiliyor.

7’NCİ AB-BREZİLYA ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİ

7’nci AB-Brezilya Zirvesi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso’nun evsahipliğinde 24 Şubat 2014 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirildi. Zirve toplantısında ticari meseleler, bilim ve teknoloji, siber güvenlik ve internet yönetimi konularında sanayiler arasında işbirliği ele alındı. AB’nin Brezilya’nın en önemli, Brezilya’nın ise AB’nin 8’inci büyük ticari ortağı olduğu gerçeğinden hareketle, ikili ticari ilişkilerin gündemin büyük bölümünü oluşturduğu Zirve toplantısında, özellikle AB tarafından Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde de eleştirilen Brezilya’nın ulusal sanayine sağladığı vergi teşvikleri ele alındı.

Hatırlanacağı üzere, Aralık 2013’te Avrupa Komisyonu söz konusu vergi teşviklerini görüşmek üzere Brezilya Hükümeti’ne çağrı yapmıştı. Avrupa Komisyonu, Brezilya Hükümetince sağlanan vergi teşviklerinin ithal ürünlere karşı ayrımcılığa neden olduğunu, Brezilyalı ihracatçılara yardım sağlandığını ve bunun DTÖ kurallarına göre yasak olduğunu savunuyor. Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff konuyla ilgili geçen hafta yaptığı açıklamada, Manaus Serbest Ticaret Bölgesi’ni ve Amazon bölgesindeki elektrikli araçlara uygulanan vergi teşviklerini savunmuş, aksi halde diğer ekonomik araçların Amazon ormanlarının zarar görmesine neden olduğunu belirtmişti.

Zirve toplantısında ele alınan bir diğer konu, AB ile Mercosur arasında bir serbest ticaret anlaşmasını da kapsayan ortaklık anlaşmasının imzalanması için sürdürülen müzakereler oldu. Arjantin, Paraguay, Uruguay, Venezüella ve Brezilya’nın oluşturduğu Mercosur ile AB arasındaki görüşmelerde tarifelerin serbestleştirilmesinin yanında tarife dışı engeller, hizmetler, yatırımlar ve kamu ihaleleri görüşülüyor. Konuyla ilgili olarak Mercosur ülkeleri Mart ortasında teknik detayları görüşmek üzere bir araya gelecekler. Zirve toplantısının gündeminde rekabetçilik ve yatırım, bilim ve teknoloji, BİT, ulaştırma ve telekomünikasyon altyapısı, enerji sektörlerindeki işbirliği de yer aldı.

Uluslararası alandaki sorunları da ele alan liderler, küresel ekonomik gelişmeleri, G-20 sürecini, iklim değişikliğini, enerji ve sürdürülebilir kalkınma alanındaki politikaları ve DTÖ Doha Turu’nu masaya yatırdılar. AB ve Brezilya için önem teşkil eden siber güvenlik ve internet yönetimi hususlarının da ele alındığı toplantı sonrasında, Avrupa Konseyi Başkanı Van Rompuy küresel ilerlemenin en önemli araçlarından biri haline gelen siber uzay alanında işbirliğinin artırılması gerektiğinin altını çizdi.

Hatırlanacağı üzere, 2013 yılında Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi eski çalışanı Edward Snowden, ABD Hükümeti’nin pek çok ülkenin liderini ve diplomatik temsilcisini yasadışı biçimde dinlediğine ilişkin bilgileri paylaşmış, Angela Merkel gibi AB liderlerinin yanı sıra Brezilya Devlet Başkanı’nın da dinlendiği ortaya çıkmıştı. Zirve, Snowden davasında ortaya çıkan bilgiler ışığında AB ve Brezilya için siber güvenlik ve internet yönetimi konularının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi. Son olarak Latin Amerika Bölgesi’ndeki bölgesel güvenlik meselelerini, özellikle Venezüella’da giderek daha kaygı verici hale gelen olayları ele alan taraflar İran, Suriye, Orta Doğu barış süreci ve Afrika’da güvenlik gibi çeşitli uluslararası barış ve güvenlik sorunları konularında da görüş alışverişinde bulundular.

AB ve Brezilya arasındaki 7’nci Zirve toplantısının ortak bildirisine http://www.consilium.europa.eu/uedocs/cms_data/docs/pressdata/en/ec/141145.pdf internet sayfasından erişilebilir.

AVRUPA KOMİSYONU, İLK YOLSUZLUKLA MÜCADELE RAPORUNU YAYIMLADI

Avrupa Komisyonu 3 Şubat 2014 tarihinde AB çapında yolsuzlukla mücadele konusunun ele alındığı ilk raporunu yayımladı. Rapora göre yolsuzluk, tüm AB üye ülkelerini olumsuz yönde etkileyen bir konu olmasının yanında, yolsuzluğun AB ekonomisine etkisi, yılda 120 milyon avronun üzerinde. Raporda ülke ülke yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadeleye yönelik ulusal yasal mevzuatlara yer verilirken, söz konusu yasal mevzuatlardaki eksiklikler ve bu eksikliklerin giderilmesine yönelik öneriler de bulunuyor.

Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre, AB çapında yolsuzluk tüm üye ülkelerde görülmekle birlikte, yolsuzluğun boyutları ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Rapor ayrıca, üye ülke hükümetlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının, yolsuzlukla mücadele konusunda azimli ve gayretli olduklarını da ortaya koyuyor.

Raporda AB çapında yolsuzluk ile ilgili şu temel tespitlerde bulunuluyor:

Denetim Mekanizmaları:

  • Üye ülkeler arasında yolsuzluğu engellemeye yönelik politikalar (etik kurallar, bilinç artırma faaliyetleri, kamu yararına bilgilere kolay erişim gibi) kapsamında ciddi farklılıklar mevcut. Kimi üye ülkeler sıkı politikalar uygulamak suretiyle yolsuzlukla etkin mücadele ederken, kimi üye ülkelerin söz konusu politika ve önleyici tedbirleri uygulamada sınırlı düzeyde kaldıkları görülmekte.
  • Birçok üye ülkede özellikle yerel düzeyde kamu kurumlarının iç ve dış denetim mekanizmaları aracılığıyla takibi konusunda ciddi sıkıntılar mevcut.
  • Çıkar çatışmasına ilişkin kurallar konusunda, AB üye ülkeleri arasında büyük farklar mevcut olmakla birlikte, özellikle çıkar çatışmalarının beyanının kontrolüne ilişkin mekanizmalar yetersiz. Çıkar çatışmalarının ihlali durumlarında ise, mevcut ceza ve yaptırımlar ise uygulanmıyor.

Kovuşturma ve Cezalandırma:

  • Neredeyse tüm üye ülkelerde yolsuzluğu suç sayan yasal düzenlemeler mevcut ve söz konusu düzenlemeler Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler ve mevcut AB müktesebatı ile uyumlu halde. Bununla birlikte, Ancak başta, özel sektörde yolsuzlukla mücadele edilmesini içeren 2003/568/JHA sayılı Çerçeve Kararı olmak üzere, bir takım AB düzenlemelerinin, ulusal mevzuatlara aktarımında sorunlar yaşanmakta. Kimi üye ülkeler, söz konusu yasal düzenlemeleri, ulusal mevzuatlarına farklı düzeylerde aktardıkları görülüyor.
  • Yolsuzlukların kovuşturulması ve cezalandırılması konularında AB üye ülkeleri arasında ciddi uygulama farklılıkları bulunuyor. Kimi üye ülkeler yolsuzluk davalarının kovuşturulması ve cezalandırılmasında sert tedbirlere başvururken, kimi üye ülkelerde yolsuzluk soruşturmalarının çok uzun sürdüğü ve sonuçlandırılmadığı görülüyor.
  • Yolsuzluğa ilişkin ulusal istatistikler konusunda birçok üye ülke ciddi eksiklik yaşarken, kimi üye ülke ulusal parlamentolarında mevcut olan milletvekili dokunulmazlığı sebebiyle, yolsuzlukla mücadelede ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Siyasi Boyut:

  • Siyasi hesap verebilirlik, birçok üye ülke için önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Merkezi ve yerel yönetimlerde siyasi partilerin birçoğunda etik kurallar konusunda eksiklikler var.
  • Siyasi partilerin finansmanı konusunda, her ne kadar birçok üye ülkede yasal mevzuat uygulamada olsa da, siyasi partilerin yasadışı finansmanına ilişkin engelleyici tedbirler, AB çapında kısıtlı düzeyde uygulanabiliyor.

Riskli Alanlar:

  • Üye ülkelerde genelde yerel yönetimler düzeyinde yolsuzluk çok daha yaygın durumda. Özellikle iç ve dış denetim mekanizmalarının yerel düzeyde etkin olarak kullanılamadığı görülüyor.
  • Birçok üye ülkede kentsel kalkınma, inşaat ve sağlık hizmetleri alanlarında yolsuzluk, diğer alanlara göre çok daha fazla görülüyor.
  • Kamu kurumları ve kamunun sahip olduğu kuruluşlarda yolsuzluk çok daha büyük boyutlarda gerçekleşiyor.

Söz konusu rapora ilişkin açıklamalarda bulunan Avrupa Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström, yolsuzluğun vatandaşların demokratik kurumlara ve hukuk devletine olan güvenlerini sarstığının altını çizdi. Malmström yolsuzluğun her yıl AB ekonomisini milyonlarca avro zarara uğrattığını belirtirken, üye ülkelerin yolsuzlukla mücadelede son yıllarda önemli adımlar attığını ancak raporun sonuçlarının, bu alanda üye ülkelerin daha fazla çaba sarf etmek zorunda olduğunu ortaya çıkardığını söyledi. Raporda ülke temelinde önerilerde bulunulduğuna dikkat çeken Cecilia Malmström, Avrupa Komisyonu olarak bu alanda üye ülkeler ile ortak çalışmalar yapmaya her zaman açık olduklarını hatırlattı.

Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan AB’nin ilk yolsuzlukla mücadele raporuna http://ec.europa.eu/anti-corruption-report adresinden ulaşabilirsiniz.

Öte yandan, AB’nin resmi istatistik kuruluşu Eurostat tarafından Avrupa Komisyonu’nun raporu ile aynı gün yayımlanan Eurobarometre araştırması, AB üye ülke kamuoylarında yolsuzluk konusunda var olan görüşleri ortaya koyması açısından önem arz ediyor. Söz konusu anket sonuçlarına göre, AB vatandaşlarının yüzde 76’sı, yolsuzluğun ülkelerinde yaygın olduğunu düşünürken, yüzde 56’sı son 3 yılda ülkelerinde yolsuzluğun arttığına inanıyor. Avrupa vatandaşlarının yüzde 8’i ise, son bir yılda yolsuzluğa birebir şahit olduklarını söylüyor

Söz konusu Eurobarometre anketine http://ec.europa.eu/public_opinion/archives/eb_special_399_380_en.htm adresinden ulaşılabilir.

 

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2017 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT