ARALIK

TÜRKİYE - AB GÜNDEMİ
 

30 Kasım - 6 Aralık 2015


Başbakan Davutoğlu: Ada’da Adil Çözüm Herkesin Ortak Arzusu Olmalı

Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, 64’üncü hükümetin güvenoyu almasının ardından ilk resmi yurt dışı ziyaretini, 1 Aralık 2015 tarihinde, KKTC’ye gerçekleştirdi.  Ziyaret kapsamında, Ada’da bir dizi görüşmelerde bulunan Davutoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile düzenlediği ortak basın toplantısında önemli açıklamalar yaptı.

Başbakan Davutoğlu, önümüzdeki 4 yıl boyunca KKTC’ye her türlü desteği vermeye devam edeceklerinin altını çizerken, Ada’da yürütülen müzakerelerde kalıcı, adil ve barışçıl bir çözümün oluşması yönünde her türlü katkıyı vermeye hazır oldukları vurguladı. Davutoğlu, çözümde iki kesimliliğe, adil ve siyasi eşitliğe dayalı yeni bir Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğmasını arzuladıklarını belirtirken, iki kurucu devlet temelinde birlikte yaşam konusunun herkesin ortak hedefi olduğunu söyledi. Türkiye-AB Zirvesi sonrası ilişkilerin olumlu bir zemine oturduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, aynı olumlu havanın Ada’da devam eden barış sürecine de katkı sağlayacağını vurgularken, Avrupa kıtası içinde birlikte bir barış havzası oluşturulması yönünde adımlar atmanın zamanının geldiğini sözlerine ekledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise, uzun bir aradan sonra Türkiye ile AB’nin yeniden görüşmeye başlamasının Kıbrıslı Türkleri de yakından ilgilendirdiğini söylerken, Kıbrıs’ta gerçekleşecek bir çözümün Türkiye’nin AB ile ilişkilerine de katkı sağlayacağını kaydetti.

AB Bakanı Volkan Bozkır Brüksel’de

AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, 3-4 Aralık 2015 tarihlerinde, Brüksel’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Türkiye-AB Zirvesi sonrasında Avrupa Komisyonu ve AP yetkilileri ile temaslarda bulunan Bozkır, zirve sonuçları ışığında AB’ye katılım müzakerelerinde son durum ve Türkiye-AB ilişkilerini muhataplarıyla tüm boyutlarıyla ele aldığını açıkladı.

Bakan Bozkır, Avrupa Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Avrupa Komisyonunun Ekonomik ve Mali İşler, Vergilendirme ve Gümrük Birliğinden Sorumlu Üyesi Pierre Moscovici; Avrupa Komisyonunun Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spordan Sorumlu Üyesi Tibor Navracsics; Tarım ve Kırsal Kalkınmadan Sorumlu Üyesi Phil Hogan; İklim Eylemi ve Enerjiden Sorumlu Üyesi Miguel Arias Canete ve AP Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Elmar Brok ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Bakan Bozkır, Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn ile görüşmesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, 9 Aralık 2015 tarihinde Türkiye’nin Reform Eylem Planı’nı açıklayacaklarını belirterek, AB ile tesis edilen Üst Düzey Enerji Diyaloğu’nun ilk toplantısını ise Ocak 2016’da gerçekleşmesi için karar aldıklarını açıkladı. 17’inci faslın 14 Aralık 2015 tarihinde gerçekleşecek hükümetler arası konferans ile açılacağını hatırlatan Hahn, açılması beklenen diğer müzakere fasılları için ise çalışmaya başlayacaklarını sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu AGİT Toplantısı’na Katıldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 3-4 Aralık 2015 tarihlerinde, AGİT’in 22’inci Bakanlar Konseyi Toplantısı’na katılmak için Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Toplantıda göç, terör ile mücadele ve AGİT'in geleceği konularını içeren bir konuşma yapan Çavuşoğlu, Malta, Macaristan ve Finlandiya Dışişleri Bakanları ile bir araya geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile görüşen Çavuşoğlu, Rusya’nın ortaya attığı iddialara karşı gerekli cevapları verdiğini açıkladı. Böylelikle, Türkiye'nin hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardından taraflar arasında ilk üst düzey temas gerçekleşmiş oldu.

Hande Özsan Bozatlı Yeniden AER Başkanlığına Seçildi

Dr. Hande Özsan Bozatlı, 2013 yılından beri yürüttüğü Avrupa Bölgeler Meclisi (Assembly of European Regions-AER) başkanlığına yeniden seçildi. 1985 yılında Avrupa’nın farklı bölgelerinden kendi inisiyatifleri ile bir araya gelen temsilcilerin kurduğu AER, AB karar alma süreçlerinde resmi rol oynamayı ve 35 ülkeden 200’den fazla üye şehir ve bölgenin çıkarlarını korumayı amaçlayan bir kuruluş.


7-13 Aralık 2015
 

Ekonomik ve Parasal Politika Faslının Müzakereye Açıldı

17’nci fasıl “Ekonomik ve Parasal Politika”, 14 Aralık 2015 tarihinde Brüksel’de gerçekleşen AB-Türkiye Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda müzakereye açıldı. Böylece yaklaşık 2 yıl aradan sonra AB ile müzakerelerde yeni bir fasıl açılmış oldu. Ekonomik ve Parasal Politika faslı ile birlikte müzakere sürecinde açılan fasıl sayısı 15’e yükseldi. Hükümetlerarası Konferansta Türkiye’yi AB ile Müzakere Heyeti Başkanı AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu temsil etti. AB Konseyi adına Dönem Başkanlığını yürüten Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, müteakip Dönem Başkanlığı adına Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders ve Avrupa Komisyonu adına AB Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn katıldı.

17’inci fasıl, geçmişte eski Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy’nin “üyelikle doğrudan ilişkili olduğu” gerekçesiyle Fransa tarafından müzakereye açılması engellenen beş fasıldan biri idi. Fransa’nın blokajına takılması nedeniyle fasla ilişkin Türkiye’nin sunduğu Pozisyon Belgesi 26 Haziran 2007 tarihindeki AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde ele alınmamıştı. Nihayet 2012’de Fransa’da Cumhurbaşkanlığı görevine François Holland’ın gelmesiyle birlikte Türkiye-Fransa ilişkilerinde görülen canlanma sonucu Fransa’nın bloke ettiği fasıllarda müzakerelere başlanmasının yolu da açılmış oldu. Tüm bu gelişmeler 17’inci faslın açılmasını anlamlı ve önemli kılıyor. Faslın açılmasına ilişkin diğer bir önemli nokta da, müzakere sürecinin tüm engellere rağmen devam ettiğini göstermesi. Öte yandan fasıl, ülkemizin ekonomik ve mali politikalarının AB ile uyumlaşmasının en önemli gereklerini içeriyor.

17’nci Faslın Kapsamı

Müzakere sürecinde 17’nci fasla ilişkin müktesebat temel olarak, Üye Devletlerin merkez bankalarının bağımsızlığı, kamu sektörünün merkez bankaları tarafından doğrudan finansmanının yasaklanması ve kamu kesiminin finansal kurumlara imtiyazlı erişiminin önlenmesi konularını kapsıyor. Fasıl, kapsadığı alanın yapısı itibarıyla Kopenhag ekonomik kriterlerinin (işleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı ve Birlik içindeki rekabetçi baskılarla ve piyasa güçleriyle başa çıkabilme kapasitesinin) yanı sıra, tek para politikası ve fiyat istikrarının korunması hedeflerine ilişkin ilkeleri de içeriyor.

Ekonomik ve Parasal Politika alanında koordinasyonun çerçevesini Ekonomik ve Parasal Birlik oluşturuyor. Bu kapsamda, Üye Devletlerin ekonomi politikalarında eşgüdüm sağlamaları ve İstikrar ve Büyüme Paktı’nın mali gözetim kurallarına tabi olmaları bekleniyor. Ayrıca aday ülkelerin, Maastricht kriterlerine uyum sağlayarak, Birliğe katılımı takiben avroyu para birimleri olarak kabul etmeleri gerekiyor. Bilindiği üzere Maastricht kriterleri çerçevesinde Üye Devletlerin yıllık bazda, enflasyon oranı, kamu açığının GSYİH’ye oranı, kamu borç stokunun GSYİH’ye oranı ve faiz oranı verilerinin belirlenmiş limitleri geçmemesi gerekiyor.

Ekonomik ve Parasal Politika Faslında Türkiye’nin Uyum Durumu

Türkiye açısından Ekonomik ve Parasal Politika faslının müzakereye açılması, öncelikle müzakere sürecinin canlandırılması ve sürece ivme kazandırılması açısından önemli bir adım. Öte yandan bu fasıl kapsamındaki müktesebatın temelini oluşturan Merkez Bankasının bağımsızlığının yanı sıra kamu sektörünün Merkez Bankası tarafından doğrudan finansmanının yasaklanması ve kamu kesiminin finansal kurumlara imtiyazlı erişiminin önlenmesi konuları da ülkemiz açısından önem taşıyor. Fasıl, Merkez Bankasının bağımsızlığının pekiştirilmesi ve kurumsal altyapısını iyileştirmesi açısından bir fırsattır.

Merkez Bankasının tam bağımsızlığının sağlanmasına ilişkin olarak, 2001 yılında kabul edilmiş olan 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 4651 sayılı Kanun gereğince TCMB’nin yetkilerini kullanma ve görevlerini yerine getirme ilkesi bakımından tam bağımsızlığa sahip olması öngörülüyor.

2006 yılı başından itibaren açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçildi ve para politikasının şeffaflığı ve hesap verebilirliği arttı. Merkez Bankasının, AB müktesebatına uygun olarak kurumsal ve mali bağımsızlığına dair ilave uygulamalar için gerekli ek değişikliklerin katılım tarihinden bir yıl önce yapılması öngörülüyor. 

Türkiye’nin Ekonomik ve Parasal Politika’ya uyumu çerçevesini belirleyen başlıca dokümanları, Ulusal Kalkınma Planları, Orta Vadeli Programlar, Orta Vadeli Mali Planlar, Yıllık Programlar ve Katılım Öncesi Ekonomik Programlar oluşturuyor. Katılım öncesi ekonomi politikalarının koordinasyonu çerçevesinde Türkiye, 2001 yılından bu yana her yıl düzenli olarak Katılım Öncesi Ekonomik Program ve Mali Bildirim tablolarını hazırlayarak Avrupa Komisyonuna sunuyor.

Türkiye’nin AB’nin Ekonomik ve Parasal Politikası’na uyumu kapsamında Maastricht kriterlerine uyum düzeyi oldukça yüksek. Özellikle kamu açığının GSYİH’ye oranı ve kamu borç stokunun GSYİH’ye oranı Maastricht kriterleri çerçevesinde öngörülen sınırların altında seyrediyor ve birçok üye ülkenin oranlarından daha iyi durumda bulunuyor 2014’te kamu açığının GSYİH’ye oranı yüzde 1,39 ve kamu borç stokunun GSYİH’ye oranı yüzde 33,5’tir. 2014’te AB’nin söz konusu verileri ise sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 88,6 olarak kaydedildi. Ekonomik ve Parasal Politika çerçevesinde Türkiye’nin tek para birimi avroya geçmesi ancak üyelik tarihinden sonrasında Maastricht kriterlerini karşılaması ile mümkün olacak.

Fasıl kapsamında Türkiye, ilgili mevzuatı uygulayabilecek ve mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilecek organizasyonel altyapıya, insan kaynağına ve kurumsal çerçeveye sahip bulunuyor. Genel olarak, Ekonomik ve Parasal Politika alanında Türkiye’nin AB müktesebatına uyumu ileri düzeyde. Avrupa Komisyonu tarafından fasla ilişkin açılış kriteri getirilmemiş olması da bu durumu ortaya koyuyor.  Özellikle 2001 yılında Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz sonrasında hayata geçirilen kapsamlı reformlar ülkemizin makroekonomik temellerini ve kurumsal altyapısını iyileştirmesine katkı sağladı.

AB İlerleme Raporlarında 17’nci Fasla İlişkin Değerlendirmeler

2015 yılı İlerleme Raporu’nda Merkez Bankasının bağımsızlığına zarar verecek siyasi müdahalelerden kaçınılması, belirlenen tarihler içinde mali bildirim tabloları ve Ekonomik Reform Programı’nın AB’ye sunulması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Bütün fasılların geçici olarak kapanması için AB tarafından getirilmiş olan, “Ek Protokolün tam olarak uygulanması” şartı haricinde 17’nci fasla ilişkin iki kapanış kriteri bulunuyor:

- Türkiye’nin yasal çerçevesini Merkez Bankası’nın tam bağımsızlığını, kamu sektörünün merkez bankaları tarafından finansmanının yasaklanması, kamu kesiminin finansal kurumlara imtiyazlı erişiminin önlenmesi ve Merkez Bankası’nın Avrupa Merkez Bankaları Sistemine (AMBS) tam entegre olması, Merkez Bankası hedeflerinin AMBS hedefleri ile uyumlu olmasını da içerecek şekilde sağlayarak uyumlaştırması;

- Türkiye’nin yasal çerçevesini 2011/85/AB sayılı Konsey Yönergesi’nde yer alan ulusal bütçe çerçeveleri için gereklilikler ile uyumlaştırması.

17’nci Faslın Müzakereye Açılmasının Ekonomiye ve Müzakere Sürecine Etkileri

Ekonomik ve Parasal Politika faslının müzakereye açılması, müzakere sürecine ivme kazandıracak ve aynı zamanda ülkemizin ekonomi alanında elini güçlendirecektir.

AB’nin ekonomik ve mali kurallarına uyum hedefi, ekonomik ve mali istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir hale gelmesini sağlayacaktır. Fiyat istikrarı ve mali istikrar da büyüme ve refahın artmasını destekleyecektir.

Türkiye’nin AB ile ticari ve ekonomik bütünleşmesi ileri düzeyde bulunuyor. Türkiye’nin dış ticaretinde AB’nin payı 2014 itibarıyla yüzde 40’tan fazla. Aynı zamanda AB, Türkiye’nin en büyük doğrudan yabancı yatırım kaynağı. 2014’te AB’nin Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımlar içindeki payı yüzde 56. Ekonomideki olumlu gelişmeler dış ticaret ve yatırımlara,  dolayısıyla büyümeye de olumlu yansıyacaktır. Öte yandan faslın açılmasıyla gelişecek ekonomik ilişkiler ülkenin kredibilitesini artırırken, uluslararası piyasalardaki risk primini de azaltacaktır.

Öte yandan, Ekonomik ve Parasal Politika faslının müzakerelere açılması olumlu bir gelişme olmakla birlikte, yeterli değildir. Müzakere sürecinde AB Konseyi kararı ile bloke edilen 8 fasıl ve GKRY’nin tek taraflı olarak bloke ettiği 6 faslın da açılabilmesi için gerekli koşullar oluşturulmalıdır. Bu ise hem Kıbrıs sorununda çözümün sağlanması, hem de Avrupa Komisyonu ve Üye Devletlerin müzakere sürecinin canlandırılması yönünde 29 Kasım Türkiye-AB Zirvesi’nde verdikleri sözleri yerine getirmelerine bağlıdır. 

Ekonomik ve Parasal Politika faslının açılmasını takiben, gündemde olan diğer fasılların da yakın zamanda müzakerelere açılması için harekete geçilmelidir. 17’nci fasıl ile müzakere trafiğine yeşil ışık yakılmıştır. Bu ışığın sarı ya da kırmızıya dönüşmemesi için her iki taraf da üzerine düşeni yapmalıdır.  

Reform Eylem Grubu (REG) Toplantısı Ankara’da Gerçekleşti

Reform Eylem Grubu’nun 3’üncü toplantısı 11 Aralık 2015 tarihinde Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu başkanlığında, AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala ile Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda vize serbestisi diyaloğu ve siyasi reformlar ana gündem maddeleri olarak ele alındı.

Toplantıda, gündeme getirilen ve 29 Kasım 2015 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi’nin, Türkiye-AB ilişkilerinde güven unsurunun temini için önemli olduğu belirtildi.

Vize serbestisi diyaloğu kapsamında, Ekim 2016 öncesinde Türkiye olarak yapılması gereken operasyonel tedbirler ele alındı. 10 Aralık 2015 tarihinde 64’üncü Hükümet tarafından açıklanan Eylem Planı kapsamında yer alan bu tedbirlerin yanı sıra vize muafiyeti için gerekli olan yasal süreçlerin de tamamlanması görüşüldü. Toplantıda ayrıca AB’ye Katılım İçin Ulusal Eylem Planı’nın güncelleneceğinin ve 2016 yılının “Reform ve AB Odaklı Yıl” olacağının altı çizildi.

Toplantının ikinci gündem maddesi olan siyasi reformlar kapsamında Türkiye olarak “Yargı ve Temel Haklar” ve “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik” fasıllarında açılış kriterlerinin karşılandığı vurgulandı. Bu çerçevede söz konusu iki fasıl üzerindeki çalışmaların tüm hızıyla devam edeceği mesajı verilen toplantıda, siyasi reform sürecinin bu çalışmalara ivme kazandıracağı belirtildi.  Toplantıda, yargı alanında Yargı Reformu Stratejisi’nin, temel hak ve özgürlükler alanında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı’nın uygulanma sürecinin ve vize serbestisi süreci paralelinde yürütülen adalet, özgürlük ve güvenlik konularına ilişkin çalışmaların tüm kararlılıkla devam ettirileceği açıklandı. Ayrıca toplantıda sınır güvenliği alanında gündemde olan Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı değerlendirmeye alındı.

Toplantıda göç konusunun ise AB-Türkiye ilişkilerini belirleyen temel gündem maddesi olarak ele alınmaması gerektiği ifade edildi.

AP Üyesi ve Türkiye Raportörü Kati Piri Türkiye’de Temaslarda Bulundu

AP Üyesi ve Türkiye Raportörü Kati Piri 7-11 Aralık 2015 tarihleri arasında Türkiye’ye resmi bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ikili görüşmeler gerçekleştiren Raportör Piri, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.

Basına Türkiye-AB ilişkilerini değerlendiren Raportör Piri, müzakere sürecinin hızlandırılmasının her iki tarafın yararına olacağını ifade etti. Türkiye’nin sadece AB’nin stratejik ortağı olmadığını aynı zamanda AB’ye katılım sürecinde olan bir ülke olduğunu belirten Piri, vize sürecinin ve “Ekonomik ve Parasal Politika” faslının müzakerelere açılmasının ilişkilerde yeni fırsatlar yaratacağını söyledi. Piri, ikili ilişkilerin sadece enerji veya güvenlik konularına dayalı olmadığını, hukukun üstünlüğü gibi AB’nin temel değerlerine uygunluğun daha önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye ile AB arasında daha sağlam ve daha derin diyaloğun tesis edilmesinin her iki tarafın da çıkarına olacağını belirten Piri, hem AB’nin hem de Türkiye’nin birbirlerine birçok konuda ihtiyacı olduğunu belirtti. Türk vatandaşlarına getirilecek vize muafiyetinin, Türkiye’nin AB’ye yakınlaşmasına katkı sağlayacak somut bir adım olduğunu vurgulayan Piri, AB’nin, Balkan ülkelerine vize uygulamasını kaldırdığını ve Türkiye için de bu fırsatın değerlendirilmesinin önemli olduğunu kaydetti. Piri, yeni kurulan 64’üncü Hükümetin açıkladığı reform paketinin AB üyeliği yolunda önemli olduğunu ifade ederken, reformların uygulama süreçlerinin ve içeriğinin AB’ye uyumlu olması gerektiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide Türkiye’de

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide 8-9 Aralık 2015 tarihlerinde Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Özel Danışman Eide, BM İyi Niyet Misyonu çerçevesinde sürdürülen müzakere sürecini değerlendirmek üzere Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldi.

AB’den Türkiye ve KKTC’ye Yönelik Farklı Paketlerde Mali Destekler Onaylandı

AB tarafından 11 Aralık 2015 tarihinde Türkiye’ye ve KKTC’ye mali yardım paketleri onaylandı. Buna göre, Batı Balkanların ve Türkiye’nin reform sürecine ve bölgesel işbirliği çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla 2015 yılı için toplam 1 milyar avroluk mali yardım öngörülüyor.

AB bütçesinden, KKTC’nin ekonomik kalkınmasına destek sağlamak adına ayrılan 32 milyon avroluk yardım paketinde ise KKTC halkının AB’ye daha fazla yakınlaşmasının amaçlandığı ifade edildi. Avrupa Komisyonunun Bölgesel Politikadan Sorumlu Üyesi Corina Cre?u yaptığı açıklamada, bu hedefe paralel bir açıklama getirirken, Temmuz ayında Ada’ya gerçekleştirdiği ziyarete değinerek, her iki tarafın güven ortamında birbirlerine yaklaşmasının önemli olduğunu açıkladı.

AB Bakanlığı “Türkiye-AB Vize Serbestisi Diyaloğu” Başlıklı bir Kitapçık Yayımladı

29 Kasım 2015 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen geri kabul ve vize serbestisi konularına ilişkin değerlendirmeler AB Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye-AB Vize Serbestisi Diyaloğu” başlıklı kitapçıkta ele alınıyor. AB Bakanlığı tarafından 8 Aralık 2015 tarihinde açılanan ilgili çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz.

 

14-20 Aralık 2015

Başbakan Davutoğlu Brüksel’de AB Liderleriyle Bir Araya Geldi

Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu 17 Aralık 2015 tarihinde Brüksel’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Başbakan Davutoğlu’na ziyareti kapsamında AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır eşlik etti.

Başbakan Davutoğlu, 17 Aralık 2015 tarihinde Almanya, Portekiz, Hollanda, Slovenya, Yunanistan, Lüksemburg, İsveç, Finlandiya, Belçika ve Avusturya olmak üzere 10 AB üye ülkesinin devlet ve hükümet yetkililerinin yer aldığı ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile AP yetkililerinin de katılımıyla göç konusunun ele alındığı mini zirveye katıldı. Brüksel’de 17-18 Aralık 2015 tarihlerinde gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi öncesindeki bu mini zirvede Başbakan Davutoğlu, vize muafiyetinin sağlanmasına, enerji ve ekonomi alanlarında üst düzey işbirliğinin başlatılmasına yönelik kararların alındığını ve göç ve mülteci konularının ele alındığını aktardı.

Toplantı kapsamında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile özel görüşmeler gerçekleştiren Başbakan Davutoğlu, her iki ülke ile yeni yılda önemli toplantıların olacağını aktardı. Nitekim 22 Ocak 2016 tarihinde ikili ilişkilerin ve Türkiye-AB ilişkilerinin değerlendirileceği Türkiye-Almanya Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Hükümetlerarası Toplantı”nın Berlin’de, Türkiye ile Yunanistan arasında ise aynı toplantının Şubat 2016’da İzmir’de yapılacağını açıkladı.

Yeni yılda Türkiye-Yunanistan-Bulgaristan üçlü zirvesinin de yapılacağı bilgisini veren Başbakan Davutoğlu, özellikle 29 Kasım tarihli Türkiye-AB Zirvesi’nin ardından Ocak ayında başlayacak bu toplantıların ilişkilere ivme kazandıracağının altını çizdi.

Başbakan Davutoğlu Bulgaristan’a Resmi Bir Ziyaret Gerçekleştirdi

15 Aralık 2015 tarihinde Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’ın daveti üzerine Sofya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.

Başbakan Davutoğlu, Bulgaristan’daki temasları kapsamında Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığında gerçekleştirilen görüşmede, iki ülke ilişkileri, enerji, ekonomi ve kültürel ilişkilerin yanı sıra küresel ve bölgesel konular ele alındı. Görüşmede, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da hazır bulundu.

Görüşmelerin ardından düzenlenen, ortak basın açıklamasında Başbakan Davutoğlu, Bulgaristan ve Türkiye arasında verimli bir işbirliği sürecinin yaşandığını belirterek başta ulaştırma, tarım ve su alanlarında ve enerji alanında ise TANAP kapsamında ticaret ve yatırımlar alanında Bulgaristan ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Göç konusuna da değinen Davutoğlu, Suriye’den kaynaklanan göçün yönetimi konusunda Türkiye ve Bulgaristan arasında verimli bir işbirliğinin bulunduğunu belirtti.

AB’den Mülteciler için Türkiye ile Gönüllü İnsani Kabul Programı Önerisi

Avrupa Komisyonu, 15 Aralık 2015 tarihinde Suriyeli mültecilere yönelik “Türkiye ile Gönüllü İnsani Kabul Programı”na ilişkin tavsiye kararını sundu. Söz konusu tavsiye kararında, AB üye ülkelerine, gönüllülük esasına dayalı olarak Türkiye’ye sığınan ve kayıtlı mültecilerin korunmasını amaçlayan programa katkı sağlamaları çağrısı yapılıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker açıklamasında, Türkiye’nin, mülteci sorununun çözümünde AB’nin kilit ortağı olduğunu, Türkiye’nin hâlihazırda yerinden olan mültecilerin korunmasına katkı sağladığını ve AB tarafından sağlanacak yardımların da olması gerektiğini belirtti. Juncker, insanlık dramının ve AB’ye düzensiz göçün azaltılması kapsamında Türkiye ile ortak hareket edildiğini açıkladı. Düzensiz göçün azaltılması halinde, üye ülkeler, mültecileri Türkiye’den kabul edebilecek. Juncker, bu sayının azaltılmaması durumda ise programın askıya alınabileceğini ve gözden geçirme mekanizmasının devreye gireceğini aktardı.

Erasmus+ Program Komitesi Brüksel’de Toplandı

AB’nin eğitim, spor ve gençlik alanlarındaki politikalarını destekleyici Erasmus+ Programı’nın Komite Toplantısı 14-15 Aralık 2015 tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştirildi. AB Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Yücel ve beraberindeki heyet Ulusal Otorite sıfatıyla katıldığı ve 33 ülkenin temsil edildiği toplantıda Programın 2016 yılı taslak çalışma programı ve bütçesinde yapılan revizyon onaylandı. Erasmus+ Programı’nın 2016 taslak programının, Avrupa’daki terör saldırıları ve mülteci konuları dikkate alınarak güncellendiği açıklandı. Ayrıca program dâhilinde toplumsal içerme konusunda yeni destek mekanizmalarının ve Paris Deklarasyonu adı altında oluşturulan ayrımcılık karşıtı ortak değerlerin eğitim ile teşvik edilmesine yönelik çalışmanın güçlendirilmesi de ele alındı.

 

21-27 Aralık 2015

Danimarka ve Slovakya Büyükelçileri Bakan Volkan Bozkır'ı Ziyaret Etti

AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, 22 Aralık 2015 tarihinde, Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Ruben Madsen ve Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Anna Turenicova ile resmi görüşmeler gerçekleştirdi. Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Ruben Madsen yapılan görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan son gelişmeler ele alınırken, Danimarka ile mevcut ticareti ilişkinlerin önemini belirtildi. Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Anna Turenicova ile yapılan görüşmede ise 2016 yılının ikinci yarısında AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı devralacak olan Slovakya’nın program detaylarının ele alındığı açıklandı.  

AB Dış İlişkiler Servisi’nden Bakan Yardımcısı Naci Koru’ya Üst Düzey Ziyaret

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, 21 Aralık 2015 tarihinde, AB Dış İlişkiler Servisi’nin Avrupa ve Orta Asya’dan Sorumlu Yönetici Direktörü Thomas Mayr-Harting ve beraberindeki heyet ile Ankara’da bir araya geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerinin kapsamlı değerlendirildiği belirtildi.

AB Bakanlığı Tarafından Sivil Toplum Diyalog Toplantısı Samsun’da Düzenlendi

AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır ile Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç’ın katılımlarıyla, 24 Aralık 2015 tarihinde, “Türkiye’nin AB’ye Üyelik Süreci” başlıklı toplantı AB Bakanlığı tarafından Samsun’da gerçekleşti.

Samsun’da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, yerel yönetim ve üniversitelerden temsilcilerinin katıldığı toplantıda Bakan Bozkır, Türkiye-AB müzakere süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ayrıca, Erasmus+ Programı ve Türkiye-AB Mali İşbirliği Programı çerçevesinde sivil topluma yönelik mali destek ve hibe programlarına ilişkin AB Bakanlığı uzmanları tarafından sunumlar gerçekleştirildi. 

 

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2017 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT