Buradasınız: » ANA SAYFA » AVRUPA BİRLİĞİ » TEMEL POLİTİKA ALANLARI » İÇ PAZAR

İÇ PAZAR

AB’nin temel unsurlarından biri olan İç Pazar; kişilerin, malların, hizmetlerin, sermayenin AB’ye üye ülkeler arasında serbest dolaşımının sağlanmasını amaçlamaktadır. İç Pazar dört temel serbestiye dayanan bir “Ortak Pazar" kurulmasını sağlayan AB’nin ilk kurucu antlaşmalarından olan Roma Antlaşması’nın bir sonucudur. AB İç Pazarı’nda bütün fiziki maddi, teknik ve mevzuata ilişkin engellerin kaldırılması ve mevcut kuralların basitleştirilerek, kişiler, tüketiciler ve iş dünyasının AB’yi oluşturan 28 üye ülke ve 507 milyon kişiye doğrudan ulaşımının sağlandığı Tek Pazar’ın oluşturulması asıl hedeftir. Pazarların birleştirilmesi fikri ekonomik ve siyasi bütünleşme amacıyla bağlantılıdır. AB’de pazarların birleştirilerek Tek Pazar oluşturma fikri ekonomik ve siyasi bütünleşme amacıyla bağlantılıdır. AB İç Pazarı halen dünyanın en büyük pazarı konumundadır.

Malların Serbest Dolaşımı

Malların serbest dolaşımı AB’de işletmeler ve tüketicilerin faaliyet gösterebileceği ve yararlanacağı elverişli bir ortam yaratılması açısından AB’nin en önemli önceliklerindendir.

AB entegrasyon sürecinin temel hedefi olan İç Pazar oluşumu malların serbest dolaşımı ile başlamıştır. Malların serbest dolaşımının tam olarak sağlanabilmesi için gümrük vergisi, eş etkili vergiler ile miktar kısıtlamalarının kaldırılmasının yanı sıra ticarete konu olan ürünlere ilişkin teknik niteliklerin Birlik genelinde kabul edilecek kurallar ile belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu kurallar, “uyumlaştırılmış” ve “uyumlaştırılmamış” alan olarak ikiye ayrılmaktadır. Uyumlaştırılmamış alan konusunda uygulanan ilkeye göre, herhangi bir ürün bir Birlik ülkesinde yasal olarak satılıyorsa diğer ülkelerde de herhangi bir engelle karşılaşmadan satılabilmelidir. Bu çerçevede uyum yöntemi olarak mevzuatın karşılıklı tanınması izlenmektedir.

Uyumlaştırılmış alana ilişkin olarak ise, “Klasik Yaklaşım” adı verilen bir yöntem ile piyasaya sürülecek ürünlere ilişkin çok ayrıntılı tanımlamaların yanı sıra tüm üye ülkelerin kabul etmesi gereken tip onayı da belirlenmiştir. Ancak daha sonra, teknik mevzuatın daha temel kuralları içermesi, teknik detayların ise standartlarda yer alması fikri benimsenmiştir. Bu amaçla “Yeni Yaklaşım” olarak benimsenen bir sisteme gidilmiş, sistemin etkili bir şekilde işleyişi için ise “Küresel Yaklaşım” denilen ürünün test ve belgelendirme sistemi düzenlenmiştir. Temelde, kendi kendine belgelendirme ve uyumlaştırılmış standartlara uygunluk ilkesine dayanan yeni yaklaşım; uygunluk değerlendirmesi, akreditasyon, standardizasyon ve piyasa gözetimi kurumlarını kapsamaktadır. Dolayısıyla, bu yaklaşımın gerektirdiği yatay idari yapılar, önemli değişiklik gerektirmektedir. Ancak, Yeni Yaklaşım yönergelerinin yanı sıra, ilaçlar, gıda ve motorlu araçlar gibi ürün gruplarına ilişkin bazı klasik yaklaşım direktifleri de halen yürürlükte bulunmaktadır.

AB’de sanayi mallarına ilişkin iç pazarı düzenlemeler şu temellerle dayanır:

  • Güvenliğe ilişkin koşullar,
  • Ürünlerin uyması gereken gönüllü ya da zorunlu teknik özellikler,
  • Teknik özelliklerin temel koşulları karşıladığının kanıtlanması amacıyla özel prosedürler (uygunluk değerlendirmesi),
  • Karmaşık ürünlerin uygunluk değerlendirmesi ve onayı için üçüncü taraflar (uygunluk değerlendirmesi kuruluşları),
  • Uygunluk değerlendirmesi kuruluşlarının faaliyetlerini gereği gibi yerine getirebileceklerini onaylayan diğer kurumlar,
  • Akreditasyon,
  • Üye Devletler tarafından yürütülen piyasa gözetimi,
  • AB dışından gelen ürünlerin üye devletlerde gümrük otoriteleri tarafından kontrolü,
  • Elektrikli makine teçhizat, oyuncaklar, patlayıcılar ve tıbbi araçlar gibi belirli ürünlerde CE işaretlemesi,

Hizmetlerin Serbest dolaşımı

Mesleklerin Serbest Dolaşımı; posta hizmetleri, perakendecilik, online hizmetler, basın, spor, şans oyunları, eczacılık, iş dünyası hizmetleri ve genel amaçlı hizmetleri kapsamaktadır. Hizmetler, AB ekonomik faaliyetinin ve istihdamın yüzde 70’ini oluşturmaları itibariyle İç Pazar’da önemli bir yere sahiptir. Hizmetlerin serbest dolaşımına ilişkin genel ilkeler AB Antlaşması’nda yer almakta ve AB’de şirketlerin başka bir üye ülkede yerleşme ve hizmet sunmalarına imkân vermektedir.

Sermayenin Serbest Dolaşımı

AB’de sınır ötesi ve üye ülkeler arası sermaye hareketleri; doğrudan yabancı sermaye yatırımları, emlak yatırım ve alımları, menkul kıymet yatırımları, borç ve kredi tahsisi, mali kurumlarla diğer işlemleri içermektedir. Vatandaşlar için sermayenin serbest dolaşımı ikamet ettikleri ülkenin dışında bir AB ülkesinde banka hesabı açabilme, hisse senedi satın alma, en fazla getiri sağlayan ülkede yatırım, emlak satın alma gibi işlemleri gerçekleştirebilmeyi ifade etmektedir ve ilkeleri AB’nin kurucu antlaşmasında belirlenmiştir.

Kişilerin Serbest Dolaşımı

Kişilerin serbest dolaşımı AB’nin kuruluşunda önceleri iş gücü piyasalarını serbestleştirmek amacıyla ortaya koyulmuş ve yıllar içinde bütün AB vatandaşlarını kapsamıştır. Bu çerçevede AB vatandaşları serbestçe bir ülkede çalışabilmekte, öğrenim görebilmekte ve emekli olabilmektedir.


 

 

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2017 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT